
Bagira bagira suratina, “haketmiyorsun” demek istiyorum. Ama yapamiyorum. Oyle bir yerdeyim, oyle bir psikolojideyim ki, ne itebiliyorum ne de cekebiliyorum. Itmek istiyorum, cunku haketmiyor. Cekmek istiyorum, cunku zorundayim, yalnizdim ve yine yalnizliga hapsolabilirim.
Saflik mi, tecrubesizlik mi, hiyarlik mi bilemedim nesi var. Ama bi sorun var. Bana daha once hic boyle olmamisti. Hayatimdaki insanlar yeterince dusunebiliyordu, “dusuncesiz” lakabina maruz kalmayacaklari kadar en azindan.
Ve belki de bir hata yaptim, bunlarin hepsinin haricinde, tamamen apayri bir sorun. Yani henuz sorun degil ama eger daha fazla rahatsiz hissetmeye baslarsam diger seyler hakkinda, sorun olabilir bu hata.
Eger insanlara kendimden onlarin bana verdiginden daha cok verirsem uzulecegimi biliyorum ama bir turlu ders alamiyorum. Neymis, 1 kere yaparsan hata, 2 kere yaparsan kusurmus. Kusur mu acaba bu bendeki? Oyleyse duzeltilmesi daha zor; hep mutsuzluk arkamda golge gibi dolasacak mi yani?
Neyse, farkettigim kadariyla biz insanlar buyudukce SHIT GETS REAL.
I don’t care about anybody else, I just want to be good enough for you.
My mind is in Istanbul, my heart is in San Diego, my body is in Orlando.
The End
Die Ende
El Fin
La Fin
Slutten
Fim
Selesai

My favorite breakfast.